Bir Öpücük
Bir akşamüstüydü. Gökyüzü turuncuyla gri arasında kalmış, sokak lambaları daha yeni yanmaya başlamıştı. Dar sokağın üstüne yağmur sonrası hafif bir serinlik çökerken ikinci kattaki küçük balkonun demirlerinden köpüklü sular aşağı damlıyordu.Daha fazlasını oku »Bir Öpücük

Evlerimizin balkonu sonsuz maviliğe bakan, her sokağın sonunun denize çıktığı şehirlerde büyüyen çocuklardık biz.

Şehir meydanında kurulan hayvan pazarı geçen haftaya göre daha kalabalık. Hissediyorum bu sefer olacak.
Giriş tabelasında “sihir sizsiniz” yazan elli haneli kasabının nüfusu, her salı akşamı bir önceki haftaya göre artmaya devam ediyordu. Dünyaya ait değilmişçesine var olan bir kasabaydı burası.