İçeriğe geç

Yıldızdakiler’e

Size daha öncede mektup yazmıştım ama bu mektubun farkı gönderilmeyen bir mektup olarak buralarda bir yerlerde hep var olacak olması …
Şanslıyım ki sizlerle büyüyebildim ve çok fazla anım var size dair sarılabileceğim. Bu yüzden üzüntüm yerini sonrasında hep gülümsemeye bırakıyor.
Ben henüz on yaşlarındaydım. Köydeki evimizde sen bahçeyi suluyordun. Bir süre sonra bana seslendin. Yanına geldiğimde avucunda ıslanmış bir serçe yavrusu vardı. Öyle güzel bir kadındı ki oluğa düşmüş olan serçe yavrusunu fark edip suyun içinden kurtarmıştın. Yavruyu hemen küçük bir kutuya koyup yem ve su vermiştik. Çok fazla ıslandığı için üşümesin diye üzerine bebeğimin elbisesini örtmüştüm. Savunmasız ve korkmuş şekilde kutunun içinde üzerinde pembe elbise ile duruyordu. Bir daha uçamayacağını düşünerek önce üzülmüş ama sonrasında bencil bir duyguyla uçamazsa hep benimle kalacağı için mutlu olmuştum. Sen ise bana gülümsemiş, kendine geldiğinde arkadaşlarının ailesinin yanına gideceğini o zamana kadar ona iyi bakmamı söylemiştin. O gün kutuyu saatlerce yanımdan hiç ayırmamıştım ama serçe kendine geldiğinde önce yürümüş daha sonra da uçup gitmişti. Ben ise arkasından ağlamış ve de kızmıştım.“Sen onu sevdin, iyileştirdin. Senin sayende hayatta ve sevdikleriyle. Yanında olmaması onun seni sevmediği anlamına gelmez. Bir gün sen de büyüyeceksin belki uzaklara gideceksin ya da ben bu dünyadan gideceğim ama seni hep seveceğim” demiştin. Bir sene önce bugün gittiğinden beri anane ara ara aklıma düşer bu anı. Ben o küçük serçe gibiyim aslında. Uzakta ama sevgi dolu ve minnettar…
Sen giderken senden selam söylemiştim büyükbabama selamımı iletmiş olmalısın. Geçen sene bugün babalar günüydü. Böyle günler bana hep eksik kalanları hatırlattığı için hüzünlü gelirdi hep. Fakat senin yokluğunda iki yıldır büyükbabacım daha bir eksik kaldım. Sen ki bu dünyada tanıdığım en mükemmel adamdın. Üniversite birinci sınıfın bittiği yazdı. Balkonda oturuyorduk. Senemin nasıl geçtiğini, arkadaşlarımı, derslerimi soruyordun. Ben de anlatıyordum heyecanla ve sözüm bitince; “Herkes farklı hayatlardan, aileden, kültürden geliyor. Önyargılı olma. Arkadaş ol tanı insanları. İnsan tanımak kazandırır. Fakat asla kendin olmaktan vazgeçme. İstemediğin bir şeyi de başkası için yapma. Biz senin yanındayız. Senin bir ailen var” demiştin. Bense çok fazla bir şey diyememiş sadece sarılıp öpmüştüm seni. Sen böyle bir adamdın ve ben senin genlerini genetik miras almış olacağım ki çok fazla insan tanıdım. Kimisi ailem oldu, kimisi hikayeme kahraman, kimisi ise zamanı gelince giden bir öğretmen…Bana kattıklarına hep şükrettim çünkü bu sayede ben oldum. Fakat asla istemediğim hiçbir şeyi yapmadım. Ne yaptıysam haklıda haksız da benim çünkü bu benim hayatım.
Canım adam ve canım kadın…Ne zaman gökyüzüne bakıp gülümsesem orada olduğunuz biliyorum ve de bana o en parlak yıldızdan gülümsediğinizi görebiliyorum…Dünya dönüyor…Kavuşacağımız güne kadar kendinize iyi bakın…Biz iyiyiz…Ben çok iyiyim…
Kişisel not: Ananem en son sana bahsettiğim kitabı çıkardım. Ve evet hala geziyorum senin hayaline biraz daha zaman var üzgünüm…
Kişisel kişisel not: Büyükbabacım en az senin kadar mükemmel bir adam tanıdım ve onu tanımanı çok isterdim. Biliyor musun bazı insanların yokluğu hayatımızdaki insanların varlığının kıymetini bilmemize neden oluyor.Sen haklıydın insan tanımak kazandırır. Babalar günün kutlu olsun hediyen şimdiden hazır. Kucak dolusu hasretle sarılma ve çok fazla öpücük…Biçare saklayacağım senin için hepsini ….
Kişisel kişisel kişisel not: Alicim Efecim haftasonu lise sınavına girecek. Evet eşek kadar oldu…
Sevgi ve hasretle….
İlkgöz ağrınız,torununuz Tuçe…

“Yıldızdakiler’e” hakkında 2 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir