İçeriğe geç

Teşekkür Ederim

Bir varmış bir yokmuş zamanın birinde bir yarımadada küçük bir deniz kızı yaşarmış…

Bu küçük deniz kızı çok güzel günler geçirir çok güzel şeyler yaşarmış hatta öyle ki diğer deniz çocuklarına anlattığında biz hiç böyle şeyler yaşamıyoruz derlermiş…Ama yaşadığı şey bittiğinde ya da yaşarken yanında olan kişi gittiğinde “yine kaybettim” diye ağlarmış … Ve öyle ki artık kaybetmekten korkar olmuş ağlamaktan deniz suları taşarmış…Bu nedenle “artık hiç kimseyi ve hiç bir şeyi kaybetmeyeceğim böylece asla ağlamayacağım” diye kendine söz vermiş…
Bir gün deniz kenarında otururken daha önce hiç görmediği bi çocuğun da yan tarafında oturduğunu görmüş…Konuşmakla konuşmamak gülümsemekle gülmemek arasında gidip gelirken çocuk “merhaba demiş” …Deniz kızı da gülümseyip karşılık vermiş “merhaba” …O günden sonra her gün aynı yerde deniz kızı ve çocuk oturup sohbet etmişler…Çocuk sormuş deniz kızı cevaplamış çocuk anlatmış deniz kızı dinlemiş her geçen gün deniz kızı da sormaya başlamış ve yeri gelmiş anlatmış bile hem de hep sustuklarını… Tüm bu anlarda karaya çarpan deniz yıldızlarını tüm gün bıkmadan usanmadan beklentisiz denize geri atan çocuğun merhameti ve vicdanı karşısında da kendini ve unuttuğu mutluluğu da yeniden bulmuş…
Yine bir gün otururlarken deniz kızı hadi demiş denize girelim artık hep karada oturuyoruz ben çok severim denizi ya sen ?.. Çocuk durmuş denize bakmış karaya çarpan bir deniz yıldızını daha denize atmış ve “yapamam” demiş …Ben denizi izlemeyi seviyorum ve de denizden karaya çarpanları kurtarmayı mutlu etmeyi daha fazlası elimden gelmez…Deniz kızı bunun üzerine bakmış çocuğa “anladım” demiş ve bırakmış kendini denizin huzur ve güven dolu kollarına hepsi bu ne eksik ne fazla …
Diğer gün deniz kızı aynı yere yine gelmiş oturmuş ama çocuk yokmuş sadece bir not bırakmış… deniz kızı notu görünce kendine verdiği sözü hatırlamış “eğer okursam yine kaybederim ve ağlarım ama artık kaybetmeyeceğim gitmedi ben de gitmedim kimbilir bir gün bir yerlerde karşılaşırız “ diyerek okumamış notu ve hayatına devam etmiş …
Günler sonra deniz kızı yaşlı bilge bir adamla tanışmış ona hikayesini anlatmış yaşlı bilge küçük deniz kızının gözlerine bakmış ve “çok şanslısın “ demiş… Küçük deniz kızı büyük olan gözlerini daha da büyüterek “dalga mı geçiyorsunuz bayım değer verdiğim her şeyi herkesi kaybediyorum” demiş sinirlenerek…Yaşlı bilge gülümseyerek devam etmiş cümlelerine “ bir kimseyi ya da bir şeyi kaybetmek için önceden senin olması ya da seninle olması gerekir…Tek bir gün bile senin olduysa ya da seninle çok şanslısın demektir çünkü bu hiç olmamasından daha iyi değil mi…Bir kişinin hiç bir anı seninle geçirmeme ihtimali varken seninle geçirdiği zaman sana kattığı her şey daima seninle gelecektir.Bu yüzden kaybetmiş değilsin aksine kazandığın için teşekkür etmelisin…”

Küçük deniz kızının gözleri parlamış dudağının kenarındaki gülümsemeyle beraber yanağında bir çukur oluşmuş ve denize dönerek “çok teşekkür “ ederim diyerek bağırmış…

Üzgün küçük deniz kızı artık farkındaymış kaybetseydi asla onun güzel anıları değerleri anılarına sebep olan güzel insanları olmazdı..bu yüzden o hiç kaybetmedi aksine hep kazandı bu nedenle bunu bir daha asla unutmadı ve hep teşekkür etti …

Not : “su yaratılmamış olsaydı susamayı bilmezdik.Hasret varsa bir yerde mutlaka vuslat da olmuş olmalı.Kavuşmasak özlemezdik.” – Nazan Bekiroğlu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir