İçeriğe geç

Şükür!

Birhan Keskin’in çok sevdiğim Kargo şiirinden bir mısra bu gece ve yarına dair “Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun…”

  Halkın huzura kavuşmak ve türlü dileklerde bulunmak için kışın sona erdiği tabiatın uyandığı gündür Hıdırellez…Kültürlere ve kişilere göre çok farklı gelenekler vardır.  Ateşten atlamak, cüzdanların ağzını açık bırakmak, gül dallarına dilek bağlamak, dileğini suya atmak, beyaz giymek ve doğada eğlenmek gibi…Tüm bu umutlarla dilenen dilekler uzak gibi görünse de kim bilir, kim bilir belki de dokunacak kadar yakın olduğumuzu…

   Bu şehirde yaşadığım zaman diliminde ki bu da ömrümün son on üç yılı ediyor; her Hıdırellez gecesi dileklerimi çizdiğim kâğıdı Porsuk çayına atıp, kâğıdın su üzerinde süzülüşünü izlerdim…Hiç oldu mu peki derseniz evet, çizdiğim için mi yoksa zaten olması gerektiği için mi bilmiyorum…Aklımda en çok kalan ise deniz kenarına çizdiğim yüksek binanın en üst katına çizmiş olduğum kendimdi. O yıl ki bu 2012 Temmuz ayına yani hayatımın dönüm noktalarından birine denk geliyor; deniz kenarında olmasa bile bence önemli olan su, Porsuk çayını gören plazanın yedinci katında işe başlamamdı. Dileklerimin bazıları da tabi ki olmadı. Bunun nedeni ise hep kötü çizimime bağlıyorum, sonuçta ben iyi çizebilseydim diğerleri gibi olurdu diye kendimi kandırıyor olabilirim. Bu yıl ise henüz hiçbir şey çizmedim. Evden çıkıp gece Porsuk çayına gitmeyeceğim. Yaklaşık iki aydır evdeyim. Dünya ile birlikte virüs ile mücadele ediyoruz. Yeni bir hayata hazırlanıyoruz kimine göre, kimine göre kendimizi değiştiriyoruz, kimine göre ise sadece belirsizlik içerisindeyiz…Bence hepsi…Ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyenlere katılıyorum ve ben de buna inanıyorum…İnandığım başka bir şey ise kelimelerin gücü…Bu yüzden bu yıl farklı olarak yazıyorum…bir yıl içerisinde neler olur bilmiyorum, seneye neler dileriz onu da bilmiyorum…Ama şunu kendi adıma rahatlıkla diyebiliyorum ki her şeye rağmen şükür!

    Cama vuran yağmur damlalarına ve pencereden baktığımda gördüğüm yeşil yapraklı ağaca şükür!

    Kalbimin atmasına şükür!  

    Beni anlayan, beni seven ve de sevdiğim insanların varlığına şükür!

    Hayallerimin gerçekleşmesine şükür!

    Ruhuma dokunan her ana şükür!

    Yıldızdakilere şükür!

Kişisel not: Umudunu kaybetmeyen herkesin umut dolu isteklerinin gerçekleşmesi dileğiyle…

Kişisel kişisel not: 2016 Haziran ayına ait mutlu bir fotoğrafa düşülen notun “yüzümüzden hiç gülücük eksik olmasın” birlikte gerçek olması umuduyla…

Kişisel kişisel kişisel not:  Hayat bildiği gibi gelsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir