
“Görünmez bir iplikle bağlıyız birimize” dedi kadın ve devam etti “aynı gökyüzü altında nefes aldığımız sürece en fazla ne kadar uzaklaşabilirsin.” Bir soru cümlesi değildi bu o yüzden cevap beklemiyordu.
Devamlı toplamasına rağmen kendi gibi asi olan ve her fırsatta kaçan ve onu takip eden bir tutam mavi saçı yeniden sıkıca tel tokanın altına hapsetti. Adam olduğu yerde hala duruyordu. Aslında durduğu yer bedenen orasıydı ama ruhu geçmiş ve gelecek arasında gidip geliyordu çünkü bir karar vermeliydi. Geçmişte olan her şeyi silebilirdi. Bugün yeniden başlayabilirdi. Aslında onun için buradaydı. Fakat o görünmez ipliğin ucunu çoktan başkasına vermişti ve o tanıdık çekiştirip duruyordu. İkisinin hayatı aslında bir üçüncü kişinin dudaklarından çıkan sözlerle değişmişti. Kadın bilmiyordu bu yüzden son bir umutla çırpınıyordu…
Adam sustu ve konuşmadan gitti.
Kadın mavi saçlarını dağıttı. Avuçlarında tuttu uçlarını. Eğer o an ağlasaydı belki zamanla hissettiği acıyı unutabilirdi. Bunun yerine tokadan kurtulan her bir saç teli gibi özgür olana kadar tüm acıyı saç tellerine yükledi.
Mevsimler değişti, tekrar tekrar… Aynı gökyüzü altında nefes alıyorlardı, sadece nefes…Bir gün kadın yürürken kendinin çekildiğini hissetti. Adımları hızlandı. Nereye gittiğini bilmiyordu. Kalbi hızlanmış, nefes alışverişi değişmişti. Tanıdık o sesi duyunca aniden durup baktı. Tanıdık yüzü görünce gülümsedi. Dudaklarını araladı. Karşısındaki tanıdık, kadının ağzından çıkacak kelimeleri beklemeden elindeki ipin ucunu uzattı. Mavi saçlı kadın şaşırdı. Anlam veremedi. “Neden? Nasıl?” diye sordu ama kendi bile zor duydu sesini. “Aynı gökyüzü altında ama ayrı ayrı mutlu olabilmeniz için “dedi tanıdık. Bu cümlenin sessizliğinde saç diplerinden uçlarına kadar bir hafiflik hissetti. Topladığı mavi saçlarını tokadan kurtardı. İpin diğer ucunu da kendi bıraktı ve özgürlüğün tadını çıkardı.
Hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Bazen susuşlar çok şey anlatırken bazen cümleler kifayetsiz kalırdı. Birinin bir cümlesi bilmediğimiz birçok hayatı etkiliyordu. Bazen sen seçimler yaptığınızı sanırken bir başkası zaten senin hayatının dümenini kendi istediği rotaya cevirmiş oluyordu. Asıl olan senin o yolda zaten seçim yapmak zorunda kalman.
Bu kulağa çok korkutucu gelmiyor mu sence?..
Hayır. Şu önümüzde yürüyen, mavi saçları rüzgârda dans eden kadına baksana.
Kopan bir ipe sımsıkı düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür