Merhaba Eylül…
Ne çok severim Cemal Süreya şiirlerini o yüzden yine aklımda O’nun mısraları…
“Bir gün aklına gelecek olursam bana şiir ısmarla Eylül’ü konuşalım”…
Ne çok Eylül geçirdim ömrümde tam yirmi dokuz kez merhaba dedim aslında konuşacak ne çok şey var ama ben biliyorum ki her Eylül yeni bir başlangıçtır yeni umutlara yeni hayallere ve güzel günlere dair… Bu yüzden geçmişi değil bu Eylül’ü konuşalım…
Vizyondaki filmlerden ve izlediğimiz bir filmin en çok etkilendiğimiz sahnesinden, şehre gelen yeni tiyatro oyunlarından bilet bulamasak bile kapı önünde yer var mı diye bekleyebilme ihtimalimizden, bir kitabın altı çizili bir cümlesinin bize hissettirdiği o duygudan, sevdiğimiz bir şarkıyı mırıldanırken aklımıza gelen hikâyesinden, güzel bir kadeh şarabın aslında nerede ne zaman hangi üzümden yapıldığından ya da bir kelimenin doğru nasıl yazılıp okuduğu gibi günlük herhangi bir şeyden konuşalım… Ve ya güzel bir şiir okuyup dalga ve martı seslerine karşı bitmek üzere olan bu Eylül akşamında sadece susalım… Susarak konuşma denen eylemi yaşayalım…
Sevmesini bildiğim için hayat bir yanıyla güzeldir derdim hep ve sevmesini bildiği için sanırım artık daha da güzel… Ve de bir şeylerin olmaması daha güzel şeylerin olması içinmiş hiç beklemediğin bir yaz gecesinde Ege’nin o tatlı bahçesinde henüz her şeyden habersiz sadece aynı karede bulunurken şimdi konuşacak sonsuz cümlelerimiz var…
Hoş kal Eylül…
Not1: Cemal Süreya’nın dizileri Sezen ile birleşince oluşan muhteşem şarkı “Sayım” da hep şiir hep şarkı olarak burada dip not önerisi olarak dursun…
Not2: Meyve mi Meyva mı?
Not3: Beyaz şarap seviyorsanız “Sevilen Turkua” kesinlikle şahane…
Not4: “Gerçekleri yalnızca kalbinle görürsün” -Küçük Prens
Not5: Animasyon severlere “Coco” ….