İçeriğe geç

Eski Foça

 

Alarmın sesine uyandım ama erteledim çünkü anaçlığım tuttu yine azcık daha uyusunlar diye … Bir yarım saat sonra yeniden çalmaya başladı mükemmel sesli alarmım bir pazar sabahı hava güneşli ve görmüyorum ama denizin kokusunu duyabiliyorum çünkü yaşamadan asla ölmek istemiyorum dediğim şehirdeyim hem de iki deli kızla beraber …

Başlangıcı yazacağım ama öncelikle her bir sokağına aşık olduğum o her detayına ayrı ayrı bayıldığım kafenin olduğu deniz kenarındaki adı eski ama kendi huzurlu ve acayip insanı içine çeken ilçeyi yani Eski Foça’yı kelimelerle cümlelere dökmek istiyorum …Foça’ya gitmek isteyenleri yazıyı okumaya davet ediyorum 👇🏻

Otogardan her yarım saatte bir minübüs kalkıyor ama giderken bilet almadan para ödeyebiliyorsunuzda dönüşte bilet alıp bilet numarasına göre koltuklara oturmanız gerekiyor bu küçük ayrıntıyı buraya düşüyorum yoksa ya ayakta kalabilirsiniz ya da Lay Lay gibi taburede şöförün yanında dönebilirsiniz 🙂
İzmir otogardan bir buçuk saatlik yolculuğun ardından aç karnımızı doyurmak için yirmi dakikalık kıyı şeridi turumuzdan sonra kendimizi gözümüze kestirdiğimiz üç ya da dördüncü sahildeki kıyı restaurantların birinde otururken bulduk...

Kahvaltısı süper değildi ama deniz kenarında sevdiğin insanlarla beraber hoş sohbet pazar kahvaltısının eşsiz tadını şahane sıfatıyla tamamlanan bir kahvaltıya değişmem…

Yaklaşık iki saat süren bir kahvaltıdan sonra Foça’nın arnavut kaldırımları eski evleri ve hanımeli kokan sokaklarında dolaşmaya başladık…

 

 

 

 

 

 

 

 

Yeni dünya ağaçları ve rengarenk çiçekleri ile süslü bahçelerin bulunduğu renkli evler adeta bir masalın içindeymişiz hissi uyandırıyor…

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu sokaklarda bol bol fotoğraf çekilmenin yanı sıra bu sokaklarda dans bile ettik bize “bunlar napıyor “ diye bakan gözlere inat çünkü Nietzzche nin dediği gibi “müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli sanırlar.”
Yorulduktan sonra yorgunluk atmanın en güzel yöntemi Türk kahvesi diyerek Göğe bakma durağında mola verdik yani bizi bizden alan yerde“Gramofon”…

Duvarları şiirlerle kaplı harika ötesi şarkılar çalan buram buram nostalji kokan anlatılmaz yaşanır denen ruha dokunan bu yerde türk kahvesi eşliğinde sohbet edip herkes gibi bizde not yazıp mandallara astık…

 

Bir sonraki durağımız bu minnak ilçenin çarşısı oldu kızlar kendilerine hediyelik küçük yel değirmenliği notlukları alırken hatıra olarak tabi ki bende koleksiyonuma bir yenisini eklemek için foça hatırası anahtarlık aldım.Çarşıdan rüzgar gülleri ve yel değirmenlerinin rüzgarla beraber döndüğü dükkanın da önünde geçerek yeniden sahile inerek yürümeye başladık…

Balık rakı ve deniz kokularının yer aldığı insan kalabalığının peşine takılmış yürürken sağda meşhur sakız dondurmacısını gördük sıraya girmek istemediğimiz için malesef aklımda en çok benim kaldı çünkü o sırada Diloş ve Lay Lay süt mısırı ve bir poşet erik almışlardı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Diş tellerimden dolayı sevdiğim ama yiyemediğim iki yiyeceği yanımda yemeleri yetmiyor gibi video delisi Lay Lay bir de bana bu anları video çektirdi ah ah Allah affetse ben sizi affetmem derken minnoşum iki tane ayıklayıp verdi bana 😅
Ve son olarak dönmeden ne yapsak derken bir saatlik bir tekne turu ile gezimize son vererek İzmir’e geri döndük son kalan iki bileti alarak …

Foça’da o son bi saat deniz kenarında balık yemek yerine bol bol rüzgar ve deniz havası alarak Foça kalesi ,yel değirmeni ve de Atatürk silüetinin olduğu adayı görerek bu anları da anılarımıza ekledik…Ama yazın bu tur daha uzun ve daha fazla ada görerek yapılıyormuş bu da ek bilgi ilgililerine…

Not 1: Tüm bu anların ve daha fazlasını an be an video çeken Lay Lay ‘a teşekkür ederiz.

Not 2: Katur kutur yeşil eriği yerken “mısırı ayıklayıp verdim istersen bunu da ısırıp sana da vereyim” diyen Diloşumun beni düşünmesi bir kere daha yazarken kalbime dokundu🙆🏻‍♀️

Not 3 : Foça’dan dönüşte İzmir otogarında inince şehir dışından gelmiş gibi Pamukkale servislerini kullanmamız tabiki normal çünkü o kadar para verdik Eskişehir-İzmir arası sonuna kadar kullanacağız…🙃

Not 4: Yeni Foça’yı da görmek isterdik ama artık o da bir sonraki kız kıza gezimize…

Not 5 : Foça adının Fok balığından geldiğini biliyor muydunuz ben de bilmiyordum…🤷🏻‍♀️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir