
“Özlemek” hissettiğimiz en güzel ve en güçlü duygulardan biridir…Öyle anlar gelir ki bazen geçtiğimiz yollar bazen ise gördüğümüz yüzler benzer özlediğimize…Bazen de önemsiz gibi görünen anlık olaylar anımsatır geçmişle beraber çoktan yitip gittiğini…
Akla geldikçe kah bazen buruk bir gülümse kah bazen kahkahadır sonu gözyaşıyla biten ama koskocaman bir özlem koskocaman bir boşluktur geriye bıraktığı…Günler ,aylar ,yıllar geçse bile güzel bir duygudur aslında özlemek çünkü hala seversin hala değerlidir senin için hala önemli ve ayrıdır yeri küçücük kalbinde….
Bazen hayatının kargaşasına kapılırsın dünyevi işlere takılır aklın, yuvarlanır giderken unuttuğunu sanırsın bir gece bir sızı kaplar yüreğini uykudan uyanırsın kendine kızarsın nasıl çıktı aklımdan diye fotoğraflara sarılırsın af dilersin hep aynı kalan hiç büyümeyen hep gülen karelerden işte o kadar güçlü bir duygudur ki özlem o an anlarsın ….
Yitip giden anlar vardır ve yitip gidenler hayatımızdan…Bazen hayatımızdayken kıymetini bilemediklerimiz vardır ya da değerini bilmemize rağmen hayatımıza alamadıklarımız işte en çok özlediklerimizdir bunlar…Bir de gidişlerine engel olamayıp fotoğraf karelerinde yerini sonsuza kadar boş bıraktıklarımız,çaresiz özlediklerimiz….hayat çilekli limonata gibidir…tatlı ve ekşi…üzüntü ve mutluluk…sevgi ve nefret…cesaret ve korku….geçmiş ve gelecek….aşk ve gurur….hayatı ne çilek tadında ne de limon tadında ikisini aynı anda hakkını vererek yaşamak asıl mesele…
Ve asıl önerme hiçbir şey için geç değildir hala nefes alıyorsan bu hayatta çaresiz kaldığımız tek gerçek ölümdür ve de sadece onun karşısında bi’çare özlem vardır…