İçeriğe geç

Benim Bir Gizli Bildiğim Var

Hayat keşke göründüğü kadar gerçek, önyargılarımız kadar basit ve bildiklerimiz kadar sığ olsaydı ne kadar kolay olurdu anlamak ve de anlaşmak.

Anlattıklarımız ve anlaşıldığımız kadar görünsek bile sakladıklarımızla tamız aslında. Ne kadar saklayabilirsek o da ayrı bir mesele. Herkesin yükü kendi omuzlarında dururken yürüdüğü hayatta yaptıklarını, attığı kahkahayı, yazdıklarını, sevdiklerini, çizdiklerini, okuduklarını, hatalarını, iyiliklerini, çılgınlıklarını, tercihlerini kısaca benliği ile tüm yaşadıklarını tanımayan, bilmeyen anlamayı bıraktım tek kelime bile dahi etmemiş başkaları vesileyle hakkında bilgi sahibi olmuş kişilerin uzaktan “kendi masallarının” ardından yargılamaya hakları yoktur. Yargılamak ve kendini doğru olmasını istediğin şeylere inandırmak kolay işte bu yüzden taraf seçip hep diğerini suçlamakta kolay. Saygı duymak, kabullenmek ve de yüzleşmek zor. Belki de kabullenmek devam etmek zor. Hayat uzun ve de hayat, yokuş yukarı omuzlarımızdaki o bizi bırakmayan yüklerle daha da uzun. İşte o yüzden yaşananları, yaşayanları kabul edip çok fazla düşünmeden, düşünmenin, kurmanın, üzmenin, şüphenin, yargılamanın altında ezilmeden aynı gökyüzüne bakarak farklı yollardan devam edelim hayatımıza. Karşılaştığımız duraklarda dünyanın küçüklüğüne şaşırıp, sevdiğimiz ortak şeylerin güzelliğine gülümseyerek durup dinlenip devam edelim sonu denizlere çıkan o sokaklardan.

Ben bu bakış açısına bu hislere bugün sahip olmadım. Bunları kalbimi teğet geçen yara izlerimin sayesinde öğrendim. Şarkıda da dediği gibi ben hiç mükemmel değilim belki de sıradan biriyim. İşte bu yüzden ne senden daha iyiyim ne ondan daha bilgili ne de öbüründen daha güzel. Sadece benim. Ben olduğum içinde negatif olan hiçbir duyguyu hak etmiyorum. Evet özellikle senin tarafından gelen. Çünkü beni tanımıyorsun, tanışmadık. Bir sonraki hayatımızda belki ben Kaş’ta bir nar ağacı olurum sen de dibinde bir papatya. O zaman dinler, konuşur, anlar, anlaşırız. Şu an ne mümkün…

Sözcükler çoğu şeyi değiştirir buna inanıyorum ve bu sözcükler sana ulaşacak bunu da biliyorum. Değişmen ve değiştirmen dileğiyle …

Kişisel Not: Turgut Uyar’ın en sevdiğim şiirinin mısralarından…
Aşkım da değişebilir, gerçeklerim
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yan gelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir