İçeriğe geç

Bazı Seçimler Hep Pelin

Hayatımız boyunca seçimler yaparız. Bu seçimler sonucunda hayatımız şekillenir. Doğduğumuz yeri, ailemizi seçemeyiz belki ama sonrasında çok fazla seçim hakkı tanır yaşam bize;

sevdiğimiz renk, okuyacağımız bölüm, yaşayacağımız şehir, mesleğimiz, arkadaşlarımız, sevgilimiz, yiyeceğimiz tatlı, tatillerde gitmek istediğimiz o sahil kasabası, dinlediğimiz müzik, okurken hayaller kurduran roman, sevdiğimiz bir şairin dilimizden düşürmediğimiz bir şiiri ve daha birçok şeyi seçme hakkı tanır. Böylece zamanla tek tek seçimlerimiz görünmez bir düğümle bağlanır ve aynaya baktığımızda gördüğümüz o kişiyi biz seçmiş oluruz.

Bu Pelin…Pelin pembe rengi çok seviyor, hayalleri pembe. Fular takmaya bayılıyor. Saçları burada kısa ama artık uzatıyor ve aynada kendine baktığında uzun saçlarından mutluluk duyuyor. Göğe bakmayı çok seviyor, Turgut Uyar’a hayran. Deniz olmayan bir şehirde yaşıyor ama denize âşık olduğundan, âşık olduğu adamla hep sokakları denize çıkan şehirlere tatile gidiyor. O kadar duygusal ki kırılganlığını bazen belli etmemek için içine kapanıyor. O zamanlar sadece müzik dinleyip anılara tutunuyor. O anlarda sevdiği kişi sarıldığında tüm ruhu yeniden hayat buluyor. Bu histen dolayı sarılmayı çok seviyor. Ve de öyle güzel seviyor ki hayatındaki insanlar iyi ki diyor.

Bu Tuçe…Saçları hayalinde hep kızıl. Yıldızları çok seviyor ve o en parlak yıldızdaki sevdiklerini çok özlüyor. Bu yüzden hep göğe bakıyor. Yeşil renk hayatının bir parçası ne alsa yeşil alıyor. Deniz olan bir şehirde büyümüş ama hayat onu sokakları denize çıkmayan bir şehre yaşamaya davet etmiş. Yazı yazmayı ve anıları olan müzikleri dinlemeyi çok seviyor. En sevdiği eylemlerden biri ise sarılmak çünkü sevildiğini bu şekilde anlıyor.

 

Pelin ve Tuçe farklı hayatlar sürerken hayat onları bir şekilde bir araya getirdi. İki farklı hikâyenin iki farklı kahramanıydı onlar. Konuştukça paylaştıkça hikayelerinde benzerlikler fark ettiler. Seçtikleri şiirler, müzikler, romanlar, filmler aynıydı. Çünkü anılarında aynı duygular vardı. Tüm bu seçimler ilmek ilmek onları bir araya getirdi belki de sırf birbirlerine sarılıp ruhları iyileşsin diye.
Ve yıllar önce bugün Pelin doğdu. Tuçe uzaktaydı. Eğer yanında olsaydı sıkıca sarılır “iyi ki doğdun Pelom” derdi ama onun yerine ikisi için anlamı olan ritimleri hediye etti. Yeşil kalimbasını eline aldı ve parmakları el verdiğince o şarkıyı çaldı…
“Gözleri aşka gülen
Taze söğüt dalısın
Gel bana her gece sen
Gönlüme dolmalısın
Tatlı gülüş pek yaraşır
Gözlerin ömre bedel
Ah ne güzel ne güzel
Seni sevmek
Ah ne güzel ne güzel…”

Kişisel not: “ve sonra sana yazdım” kitabında bir karakter değilsin belki ama kitaba anlam katan, kitapta yer alan bu şarkıya ait bir hikayen ve de benim hayatımda da hep bir yerin var. Seni çok seviyorum ve kocaman sarılıyorum. Doğum günün kutlu olsun Pelom.
                                                                                                               Tuçiiiii

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir