
Anne olunca anlarsın!
Bu cümleyi farklı zamanlarda, farklı yerlerde, farklı kişilerden duymakla beraber en çok annemden duymuşlugum var özellikle de “nerden bildin” diye şaşırdığım anlarda.
Çünkü annemin bir bakışımdan, bir hareketimden, giydiğim kıyafetten, duruşumun şeklinden bazen ise sadece bir hisle yalanladığım anlarda dahi eksiksiz bir şekilde beni benden daha iyi yorumladığı zamanlarda kurduğu bir cümle bu “anne olunca anlarsın.”
Anne olduğumda asla anlayamam sanmıştım. Marsel’i tanımaya çalışırken, kendimi de kaybolduğum, kimsenin farkında olmadığı o boşluktan çıkarmaya çalıştığım zamanlarda “ben anne olmak için doğru insan değilmişim” cümlesine inat bugün on aylık bebeğimin gülüş şeklinden, ağlama tonundan, ayak parmağını kıvırışından, yüzündeki ifadeden, yatış tarzından, herkese anlamsız gelen ama kesinlikle anlamları olan seslerden ben ne istediğini, ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlıyorum. Bunun güveni ve kimseyle yaşayamayacağı o sonsuz sevgi bağı nedeniyle belki de en mutlu kahkahalarını, en nazlı ağlamalarını, bilemediği duygu geçişlerindeki kaygılarını hep “anni del” diyerek benim yanımda yaşıyor. O küçücük kalbiyle şimdiden biliyor ve belki de şaşırıyor “anneler hep anlar”.
Hala zorlandığım ve daha da zorlanacağım zamanların içinden beraber geçiyoruz. O büyüyor ve ben de hala onunla büyüyorum çünkü anne oldum ama içimde hala küçük bir kadın dans ediyor.
Bebek herkes için önemli ve herkes bunu biliyor.Fakat onu kucaklayan, daima seven annesi zaten hep yanında asıl annelerin ihtiyacı olduğunu çoğunlukla herkes unutuyor. İşte bu yüzden dünün bugünün ve yarının tüm annelerini kucaklıyorum. Değerinizi unutmayın, unutturmayın.
Sevgiler.