H
er insanın bir kırılma noktası vardır hayatında kendini değiştirmek için ya da aslında içinde bir yerlerde gizlenmiş olanı dışa vurmak için benimde o gündü…
Yedi yıl önceydi…Ondan üç sene öncesi de var tabi ama hayatımda gördüğüm en güçlü kızın gözlerimin önündeki savaşını anlatmıycam çünkü ben onu her şeye rağmen attığı kahkahaları ile yanımda hissediyorum…Evet daima yanımda fotoğraf karelerinde hep aynı değişmeyen yüzü gülüşü bana bakan ‘’biliyorum ama anlat’’ bakışı ile…Sadece sesi işte onu da gitgide unutuyorum belki de unuttum kendime itiraf edemiyorum çünkü unutmak istemiyorum sanki unutursam aklımdan çıkarsa ya da daha az özlersem diye ödüm kopuyor…Fakat insan çocukluğunu nasıl unutur … Unutursa eğer nasıl bugününde var olur ki insan yaşadıkları ve yaşayacakları ile bir bütün değil midir?..
Uzaklara gitmeden çok kısa bir süreydi önemliymiş gibi kendi derdim ‘’keşke’’ diye başlayan milyonlarca cümlemi hıçkırıklarımın arasında telefonun diğer ucunda beni her zaman tüm kalbi ile dinleyen elma yanaklıma anlatıyordum dinledi beni sakinleştirdi ve ‘’ne olursa olsun sonunda üzülsen canın yansa hatta aptalca bile olsa yaptığın hiçbir şeyden pişman olma çünkü insan yaptıklarından çok yapmadıklarından ve yaşamaya cesaret edemdiklerinden pişman olur.Sen şuan yaptığının sonucunu biliyorsun kötü belki senin için üzülüyorsun ama ya yapmasaydın ya cesaret etmeseydin hayatın boyunca belki de keşke diyecektin çünkü asla ne yaşayacağını bilemeyecektin.O yüzden kalbinin sesini dinle zaten aksi seni mutlu etmez seni çok seviyorum ve ben hep yanındayım böcüğüm…’’
işte bu cümleleri ben yedi yıl önce kendime hayat felsefesi edindim çünkü hayat bize ne getirecek bilmiyoruz…Topuklu ayakkabı sesine bayılırdı büyüyünce hep topuklu ayakkabı giycem spor ayakkabı hiç giymiycem der ve nerede topuklu ayakkabı görse hep aynı cümleyi kurardı ama ben hiç topuklu ayakkabı ile göremedim çünkü zamanı olmadı keşke yaş yer zaman sınırı olmasaydı topuklu ayakkabı giymenin…Ama ben tüm topuklu ayakkabılarımı onun için giyiyorum zaten bunu da biliyor siz de bilin istedim..
Hayat kısa zamanlı ya da zamansız sonuç aynı ne kadar telaffuz etmeyi sevmesem bile hepimiz bir gün ölmek için bugün yaşamıyor muyuz? Peki o zaman neden hissettiğimiz gibi yaşamayalım…Benim çok güzel hatalarım var ama asla ben kaynaklı‘’keşkelere’’ yer yok hayatımda…Peki ya sizin tercihiniz?..
Göğe bakalım Sema’ya gülümseyelim
Sana söz çocuk asla vazgeçmiycem hayallerimizden
Sana söz kalbim pusulam olacak her daim
Sana söz hep yanındayım,yanımdasın…
Özlemle…
Geceye not: Gökyüzündeki o yıldızlardan birindesin biliyorum…ve ben ne zaman göğe baksam sana gülümsüyorum..