Çoğu insanın diline zamansız bir şarkı nakaratı dolanır ya işte benim de aklıma aksine bir şiir takıldı.
Çok sevdiğim şairlerden biri olan Cemal Süreya’ya ait dizeler;
” Bak! Papatya mevsimi geldi.
Mevsimlerden papatyayı severim.
Sonra seni. Sonra yine seni. Ve hep seni…”
Ben de papatya mevsiminde dünyaya merhaba diyen bir çocuğuyum belki de bu yüzdendir bu çiçeğe karşı olan bitmez sevgim. Ya da belki de aslında her şeye ve herkese karşıdır bu sevgi bağım. Sevmekten vazgeçmeyi bilmiyorum. Öğretilmedi. Çünkü ben öğrendim ki sevmek en saf duygu aynı en saf çiçek olan papatya gibi. Çünkü sevmek her zorluğa rağmen kırılıp yaprak döküp yeniden toprağın altında güçlenen bir kök. Çünkü sevmek yine yeniden tomurcuk verip her bahar açan bir tomurcuk. Çünkü sevmek verdikçe çoğalan zamanla yayılan ve de emeğinin karşılığını gördüğün sahip olduğun güç.
Seni sen yapan asıl şey sevme şeklin aslında…Birini ya da bir şeyi nasıl sevdiğinizi düşünün sevme şeklinizde saklı varlığınız…Fedakâr, nazik, düşünceli, yardımsever, bencil, kinci, narsis… Ben nasıl seviyorum düşünürüm bazen değişen sıfatlar oluyor ama asla değişmeyen bir şey var “vefa” …
Hayatımın bir yerine dokunan herkese bir vefa borcum olduğunu asla unutmam işte bu yüzden de sevgim yok olmaz. Değişir, dönüşür. Yaşayan her canlı gibi ve o canlıya ait her duygu gibi. Günler sonra yeni bir yaşa gireceğim, yazıyla otuz iki sayıyla 32 …Yapmam, istemem, olmaz dediğim ne varsa yaptığım, istediğim ve oldurduğum bir dönem geçiriyorum son bir senedir. Büyüyorum. Büyürken değişiyor ve dönüşüyorum. Hayat beni yaşamak istediğim hayallerime yaklaştırmak için kendince farklı yollar sunuyor bana ve ben bu yollardan geçerken yalnız olmadığımı biliyorum. Sevdiklerim tarafından sevildiğimi de hissediyorum. Mutluyum. Şükrediyorum.
İşte bu yüzden buraya bir yazı koyuyorum her yer papatya açmışken aylardan Mayıs iken. Gün gelir unutursam okuyup hatırlamak ve hatırlatmak için. Eğer unutursan bir gün sevme şeklini aynaya bak! Her şey değişir ama bakışların değişmez. Gözlerinin ta içine bak o hatırlatır sana seni…